Trive Yatırım tarafından yayımlanan piyasa değerlendirme notunda, son haftalarda piyasalara yön veren en önemli hikayenin ABD ile İran arasında anlaşma sağlanabileceği ve bunun enerji piyasalarında rahatlama yaratacağı beklentisi olduğu ifade edildi. Ancak İran basınında yer alan haberlerle birlikte, Tahran’ın İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sonrası Washington ile yürüttüğü mesaj alışverişini durdurduğuna yönelik gelişmelerin diplomasi sürecine dair soru işaretlerini artırdığı aktarıldı.
Raporda, bu gelişmeyle birlikte petrol fiyatlarının yeniden yükseldiği, yatırımcıların Orta Doğu kaynaklı haber akışına daha hassas hale geldiği ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin risk algısının tekrar ön plana çıktığı belirtildi. Bir süredir fiyatlanan normalleşme senaryosunun zayıfladığı, buna karşın piyasaların ne tamamen iyimser ne de en kötü senaryoyu fiyatladığı ifade edildi.
Trump’ın, Hürmüz Boğazı’na ilişkin müzakerelerde mutabakat zaptının gelecek hafta sonuçlanabileceğine yönelik açıklamalarının diplomasiye dair umutları yeniden canlı tuttuğu aktarıldı. Ancak piyasaların şu aşamada sözlü mesajlardan ziyade somut adımlara odaklandığı vurgulandı.
Goldman Sachs’ın değerlendirmelerine de yer verilen raporda, İran ile görüşmelerde ilerleme sağlanması halinde petrol fiyatlarında geri çekilme potansiyeli bulunduğu, fiyatlamaların önemli kısmının fiziksel arzdan çok jeopolitik risk primine dayandığı ifade edildi.
Fed cephesinde Jerome Powell’ın, Fed’in bağımsızlığının korunmasına yönelik güçlü mesajlar verdiği, bu durumun uzun vadeli enflasyon beklentileri ve tahvil piyasası açısından kritik önem taşıdığı aktarıldı.
Yurt içi tarafta TÜRK-İŞ verilerine göre açlık sınırının 35 bin TL seviyesini aşarak rekor kırdığı belirtilirken, bu durumun enflasyon görünümü, ücret politikaları ve iç talep açısından önemli sinyal niteliği taşıdığı ifade edildi.
Özetle Trive Yatırım raporunda, ABD–İran hattındaki gelişmelerin küresel enerji fiyatlamalarının ana belirleyicisi olmaya devam ettiği, petrol fiyatlarındaki hareketliliğin ise hem enflasyon beklentileri hem de merkez bankası politikaları üzerinde etkili olduğu vurgulandı.